Blog

İnsan Demek

İlk  insan  Hz.  Âdem  topraktan  yaratılmıştır.  Hz.  Havva  ise  Hz. Âdem’den  yaratılmıştır.  İnsanlar  erkek  ve  kadın  olmak  üzere iki  farklı  cinsiyette  yaratılmıştır.  Erkeklere  bazı  özellikler kadınlara  da  farklı  bazı  özellikler  verilmiştir  ki  birbirlerini tamamlasınlar  diye.  Erkeklere  güç  kuvvet  vermiştir  Allah, kadınlara  da  güzellik  vermiştir.  İkisini  birbirine  eş  ve  yardımcı olarak  yaratmıştır.  Hiç  bir  kadını  bir  erkeğin  hizmetini  görsün diye  yaratmamıştır.  Hayat  denilen  bu  döngüde  erkek  ile  kadın arasında  görünümde,  bir  takım  fıtrat  özelliklerinde  farklılık  olsa bile  temelde bir  farklılık gözetmemiştir.   Allah  sadece  her  ikisine  de  farklı  özellikler  ve  farklı sorumluluklar getirmiştir. Erkeklerin dini yükümlülük konusunda  biraz  daha  sorumluluk  alması,  kadınların  da  ev  ve aile  hayati  ile  ilgili  sorumlulukları  birbirlerini  tanımlar  ve tamamlar niteliktedir.   Hz.  Havva  Hz.  Âdem’in  kaburga  kemiğinden  yaratılmıştır. Başından  yaratılmamıştır  birbirlerine  üstünlükleri  olmasın  diye. Ayaklarından  yaratılmamıştır  eziyet,  cefa  görmesin  diye. Kaburgasından  yani  kollarının  altındaki  bölgeden  yaratılmıştır korunsun  kollansın  diye.  Hiçbir  kadın  bu  dünyaya  bir  erkekten eziyet  veya  cefa  görmek  için  gelmemiştir.  Hiçbir  kadın  bu dünyaya  bir  erkekten  dayak  yemek  için  bir  erkeğin  saldırısına maruz  kalmak için gelmemiştir.   Günümüzde  maalesef  kadın  cinayetleri  veya  kocası  tarafından şiddete  maruz  kalan  o  kadar  çok  kadın  var  ki  insan  bazen insanlığından  utanıyor.  Ve  ne  yazık  ki  toplum  olarak  çoğu  yerde bu  sanki  normalmiş  gibi  karşılanabiliyor.  ‘Kocasıdır  döver  de sever  de’  şeklinde  bir  tutum  gelişmiş  ve  ne  yazık  ki toplumumuzda  karı  koca  arasına  girilmez  tabiri  çok  yanlış anlaşılmış. Bir  erkek  sokakta  karısını  öptüğünde  yine  o  sokakta  karısını dövmesine  oranla  daha  çok  eleştiriye  maruz  kalıyorsa  böyle  bir toplum  için  ne  denilebilir  ki.  Tamam  dinimiz  acısından  böyle  bir tutum  yanlış  olabilir  büyükler  varken  ama  bir  kadının  dayak yemesinden  çok  tepki  alıyorsa  o  zaman  kimse  buna  bu  kadar tepki ile  karşılık vermesin. Sadece  kadına  karşı  değil  şiddetin  her  türlüsü  kötüdür  ister  sözlü olsun  ister  fiziki  ve  ister  kadına  olsun  ister  küçük  bir  çocuğa veyahut  da  yaşlı  bir  anne  babaya  karşı  olsun  şiddetin  her  türü çok  ama  çok  kötüdür  ve  cezası  karşılığı  affedilemeyecek  kadar ağır  olmalıdır.  Toplum  olarak  bu  tür  vakalarda  tepkimiz  sert olabiliyor  ama  maalesef  hukuki  açıdan  bağlayıcı  bir  ceza verilemeyebiliyor.  Karnı  aç  olduğu  için  ekmek  çalan  birine verilen ceza  kadar verilmiyor bir  tecavüzcüye  verilen ceza.   Veyahut  da  anne  babasına  eziyet  eden  bir  geline  verilen  ceza  hiç de  o  eziyet  gören  insanların  acısını  hafifletmiyor.  İnsan  olarak yaratılmış  olmak  demek  insanca  veya  insan  olarak  hayat  sürmek demek  değildir.  Bizi  yaratan  insan  olarak  bize  bazı  özellik  ve sorumluluk  yüklemiştir  ki  bunlardan  bir  tanesi  de  vicdandır. Eğer  vicdanımızı  kullanmıyor  kötü  bir  şey  yaparken  vicdanımız sızlamıyorsa  biz  insan  doğmuşuz  ama  insan  kalamamışız demektir.  Sair  demiş  ya  “Korkuyorum  bir  gün  birisi  çıkacak  ey insanlar  diyecek  ve  hiç  kimse  üzerine  alınmayacak.”  diye  işte gün  geçtikçe  uzaklaşıyoruz  insanlığımızdan.   Ve  gün  geçtikçe  robotlaşıyoruz.  Birileri  bir  sınır  koymuş  demiş ki  bunları  giyeceksin,  bunları  yiyeceksin,  bu  günde  bunları alacaksın,  burada  çalışıp  bu  para  denen  kâğıtlara  sahip  olacaksın, paran  arttıkça  yenisini  ve  hep  daha  fazlasını  isteyeceksin  diye. İşte  o  zaman  o  para  denen  illet  çıkınca  bizler  kendimizi  unuttuk. Daha  çok  kazanmak  için  en  iyiye  sahip  olmak  için  her  şeyi yaptık.  Para  her  şeyin  anahtarı  deyip  para  ile  her  değerimizi kilitledik. 

Konuşuyorduk  eskiden  şimdi  yazışıyoruz…  Misafirliğe gidiyorduk  eskiden  şimdi  duvarına  giriyoruz…  Eskiden birbirimize hediye hallediyoruz… gönderiyorduk şimdi emojilerle Eskiden  toplanıp  mahalle  aralarında  oyun  oynuyorduk  simdi mahallede  değil  falanca  sitede  buluşuyoruz… Eskiden  tebrik  kartları  vardı  yazıp  gönderirdik  insanların yüzünde  tebessüme  neden  olmak  ayrı  bir  duyguydu  şimdi  ise kopyala  yapıştır  yapmaya  üşeniyoruz…   Bir  elektronik  eşya  alırken  bir  anda  10000  TL  vermemizi isteseler  karşı  çıkarız  bulamayız  o  parayı  deriz  ama  o  parayı  24 ay  taksitle  verebileceğimizi  söylese  hemen  alırız  nasıl  olsa  az  az öderim  dokunmaz  diye.  İşte  hayatımızdan,  insanlığımızdan  az  az veriyoruz  ve  hiç  göze  batmıyor.  Değerlerimizi,  kendimizi  az  az kaybediyoruz.  Taksit  taksit  tükeniyoruz.  Bu  taksitler  bitince  bir bakacaksınız  ki elde  ne  hayat kalmış ne  başka  bir  şey.

 

***

 İnsanlar  size  kendilerini  anlattıkları  gibi  değil,  size  yaşattıkları gibidirler. Her  yanlışın  sen bilmeden  sana kattığı  doğrusu, her  kötü olayın  seni götüreceği  güzel  yerleri  vardır… Üzülmemek  için ne kadar değişken, nankör, bencil  ve  acımasız olduklarını  kabullen ve hissettir. Daha az ciddiye  almaya  çalış daha az  yorulup daha çok mutlu olacaksın. Onlar zaten  sarf  ettikleri  sözlerle kendi  mutluluklarına bakmaya başladı  bile. İyi  insan Mutluluk Kötü insan Tecrübe Yanlış insan Ders Mükemmel  insan  İz bırakır… Sen sevdiklerine sarıl, onları  koru,  yanında ol… Onlar  için asla pes etme. Kalbin gibi  kalplerde  ol  hep… 

SABRET… ŞÜKRET… SEYRET…

 *** 

читать дальше biceps-ua.com

на сайте biceps-ua.com

еще по теме biceps-ua.com